TÜRK BİLGİNLERİ
HAZERFEN AHMET ÇELEBİ
Uçmayı başaran ilk insanlardan biridir.
İBNİ SİNA
Kimya ve tıp alanında çalışmalar yapmış Türk bilginidir
GAZİ YAŞARGİL
Beyin cerrahisi alanında yaptığı çalışmalarla dünyaca tanınmış Türk bilim adamıdır.
![]() | ||||||||||||||||||
|
Menü
Son Yazılarım
Kategorilerim
TIKLAYINhttp://turistikblog.blogcu.com http://gulucuktube.blogcu.com http://69cu69.blogcu.com http://69canim69.blogcu.com/ http://1porogram.blogcu.com http://onlinefilim35.blogcu.com/ http://xstanbul.blogcu.com • KARDEŞ BLOĞUM• FEN OKULU • MEB VİTAMİN • MEB • İLSİS • KİMLİK NO SORGULA • VERGİ NO SORGULA • EĞİTİM SİTELERİ • E-OKUL • veli bilgilendirme sistemi • açıları bilgisayardan ölçün • teknolojik öğrenim • trt çocuk yayın akışı • ATATÜRK • fen testi • illerimiz oyunu • EN GÜZEL OYUNLAR • TURİZM HAKKINDA • ÇOK GÜLECEKSİNİZ:))TIKLAYIN:)) Arama Son Yorumlar
*** ÇOCUKLARIM |
21/3/2009TÜRK BİLGİNLERİHAZERFEN AHMET ÇELEBİ GAZİ YAŞARGİL
21/3/2009ÖNEMLİ BULUŞLARLouis Pasteur-(Lui Pastor) ![]() Thomas Edison İlk ses kaydını yapmış, ampulü bulmuştur. ![]() Gregor MENDEL Genetik biliminin kurucusudur. Canlıların özelliklerinin nesilden nesile geçtiğini kanıtlamıştır. ![]() EİNSTEİN Fizik alanında çalışmalar yapmış ve atomu bulmuştur.Atatürk tarafından Türkiye'ye davet edilen bilim adamıdır. GRAHAM BELL Telefonu icat etmiştir. ![]() KOPERNİK-KEPLER Dünya’nın hem kendi ekseninde döndüğünü ve aynı zamanda Güneş'in etrafında da bir yörüngede döndüğünü kanıtlamıştır. ![]() MACELLAN Dünya’nın yuvarlak olduğunu ispatlamıştır. ![]() Arşimet Suyun kaldırma kuvvetini bulmuştur. 21/3/2009ÖNEMLİ BULUŞLAR1
![]() 3/3/2009Ali Kuşçu
3/3/2009İBNİ SİNA
Samanoğulları sarayı kâtiplerinden Abdullah Bin Sina'nın oğlu olan İbn-i Sina (Batı'da Avicenna adıyla tanınır), babasından, ünlü bilgin Natili'den ve İsmail Zahit'ten ders aldı. Geometri (özellikle Eukleides geometrisi), mantık, fıkıh, sarf, nahif, tıp, doğabilim üstüne çalışmalar yaptı. Farabi'nin el-İbane's[kaynak belirtilmeli] aracılığıyla Aristoteles felsefesini ve metafiziğini öğrenip, hastalanan Buhara prensini iyileştirince (997) saray kütüphanesinden yararlanma olanağına kavuştu. Babası ölünce, Cür-can'da Şiraz'lı Ebu Muhammed'ten destek gördü, (Tıp Kanunu'nu Cürcan'da yazdı). Çağında tanınan bütün Yunan filozoflarının Anadolu doğacılarının yapıtlarını incelemiş. İbn-i Sina kendisinden önceki filozofların görüşleri ile kelam-cılarınkini uzlaştırmaya çalışmış, Aristoteles'in metafiziği ile kelamcıların ve yeni eflatuncuların düşüncelerini birleştirerek yeni bir bireşim ortaya koymuştur. İbn-i Sina'ya göre metafiziğin temel konusu, "vücudu mutlak" olan Allah ile yüce varlıklardır.|Vücut (var olan) üçe ayrılır: Olası varlık ya da ortaya çıkan ve sonra yok olan varlık; olası ve zorunlu varlık (tümeller ve yasalar evreni, kendiliğinden var olabilen ve bir dış neden sayesinde gerekli olan varlık); özü gereği gerekli olan varlık (Allah). İbn-i Sina Allah'ı "Vahdet-i Vücud" yani 'varlığı zorunlu olan' olarak belirtir ve bu fikir ona hastır. Varlık'ı temel konu alan metafizik, gerekli bir bilim dalıdır. Mantıkİbn-i Sina'ya göre mantık, araç (alet) bilimidir. Ruhbilimden doğar ve onun kurallarını alır. Temel konusu, düşüncenin kararlarını bulmak, bunlar arasında bağlantı kurmak ve doğru düşünmeyi insanlara göstermektir. İbn-i Sina, önce kavramları inceler ve onları ikiye ayırır; Açık belirleme (el-mantık biddelale); kapalı belirleme (el-menfhum biddelale). Mantığın en önemli bölümü tanımdır. Tanımda iki temel ilkenin ("cins", "fark") varlığına inanan, İbn-i Sina, kesin ve eksiksiz tanımın, yakın cins ile öz farkların birleştirilmesi sonucu yapılabileceğini söylemiştir. Ruhbilimİbn-i Sina, ruhbilimin, metafizik ile fizik arasında bağlantı kuran ve bu iki bilimden de yararlanan bir bilgi alanı olduğunu savunmuş, ruhbilimi üç ana bölüme ayırmıştır: Akıl ruhbilimi; deneysel ruhbilim; tasavvuf ya da gizemci ruhbilim. AkılBu konudaki görüşleri Aristoteles ve Farabi'den farklı olan İbn-i Sina'ya göre, akıl 5 çeşittir; bilmeleke (ya da 'olası akıl' açık-seçik ve zorunlu olanları bilebilir); he-yulâni akıl (bilmeyi ve anlamayı sağlar); kutsi akıl (aklın en yüksek aşamasıdır ve her insanda bulunmaz); muste-fat akıl (kendisinde bulunanı, kendisine verilen "makûllerin " suret'lerini algılar); bilfiil akıl ("makûl"leri yani kazanılmış verileri kavrar). İbn-i Sina, akıl konusunda, Eflatun'un idealizmi ile Aristoteles'in deneyciliğini uzlaştırmaya, birleştirici bir akıl görüşü ortaya koymaya çalışmıştır. BilgiAna kaynağı sezgi olan bilgi, genel kesin ilkelere dayanmalıdır. Sezgi aracılığıyla algılanan veriler, sonuçlama yoluyla ("el-istintac") bilgiye dönüşür. İbn-i Sina'nın bilgiye ilişkin görüşleri idealisttir ama bilginin doğuşunda deneyin oynadığı rolü de gözden uzak tutmamıştır.htry Bilimlerin sınıflandırılmasıİbn-i Sina'ya göre bilimler madde ve biçim ilişkisi bakımından üçe ayrılır: El-ilm ül-esfel (Doğa bilimleri ya da aşağı bilimler), maddesinden ayrılmamış biçimlerin bilimidir; mabad-üt-tabia (metafizik), el-ilm'üll-âli (mantık ya da yüksek bilimler) maddesinden ayrılan biçimlerin bilimleridir; el-ilm ül-evsat (matematik ya da orta bilimler) ancak insanın zihninde maddesinden ayrılabilen, bazen maddesiyle birlikte, bazen ayrı olan biçimlerin bilimidir. Kendisinden sonraki Doğu ve Batı filozoflarının çoğunu etkileyen İbn-i Sina, müzikle de ilgilenmiştir. 250'yi aşkın yapıtının başlıcası olan Şifa ve Kanun, felsefenin temel yapıtı sayılarak, uzun yıllar boyunca pek çok üniversitede okutulmuştur. Başlıca yapıtları
2/2/2009Isaac NewtonIsaac Newton 25 aralık 1642'de İngiltere'nin Lincolnshire kentinde doğdu. Çiftçi olan babasını doğumundan üç ay önce kaybetmişti. Annesi ikinci kez evlendi. İkinci evlilikten üç üvey kardeşi olan Isaac anneannesinde kalıyordu. On iki yaşında Grantham'da King's School'a yazılan Newton, bu okulu 1661'de bitirdi. Aynı yıl Cambridge Üniversitesi'ndeki Trinity Kolej'ine girdi. Nisan 1665'te bu okuldan lisans derecesini aldı. Lisansüstü çalışmalarına başlayacağı sırada ortalığı saran veba salgını yüzünden üniversite kapatıldı. Salgından korunma amacıyla annesinin çiftliğine sığınan Newton, burada geçirdiği iki yıl boyunca en önemli buluşlarını gerçekleştirdi. 1667'de Trinity Kolej'ine öğretim üyesi olarak döndüğünde diferansiyel ve integral hesabın temellerini atmış, beyaz ışığı oluşturan renklere ulaşmıştı. Çekingenliği yüzünden Newton her biri bilimde devrim yaratacak nitelikteki bu buluşların çoğunu uzun yıllar sonra (örneğin diferansiyel ve integral hesabı 38 yıl sonra) yayınlamıştır. Lisansüstü çalışmasını ertesi yıl tamamlayan Newton 1669'da henüz 27 yaşındayken Cambridge Üniversitesi'nde matematik profesörlüğüne getirildi. 1671'de ilk aynalı teleskopu gerçekleştirdi, ve ertesi yıl Royal Society üyeliğine seçildi. Royal Society'e sunduğu renk olgusuna ilişkin bildirisinin eleştirilere hedef olması, özellikle Robert Hooke tarafından şiddetle eleştirilmesi üzerine Newton tümüyle içine kapanarak, bilim dünyasıyla ilişkisini kesti. 1675'de optik konusundaki iki bildirisi yeni tartışmalara yol açtı. Hooke makalelerdeki bazı sonuçların kendi buluşu olduğunu, Newton'un bunlara sahip çıktığını öne sürdü. Bütün bu tartışma ve eleştiriler sonucunda 1678'de ruhsal bunalıma giren Newton ancak yakın dostu ünlü astronom ve matematikçi Edmond Halley'in çabalarıyla altı yıl sonra bilimsel çalışmalarına geri döndü. Cambridge Üniversitesi'nde Katolikliği yaygınlaştırma ve egemen kılma çabalarına karşı başlatılan direniş hareketine öncülük eden Newton, kral düşürüldükten sonra 1689'da üniversitenin parlamentodaki temsilciliğine seçildi. 1693'de yeniden bir ruhsal bunalıma girdi ve yakın dostlarıyla, bu arada Samuel Pepys ve John Locke ile arası bozuldu. İki yıl süren bir dinlenme döneminden sonra sağlığına yeniden kavuştuysa da bundan sonraki yaşamında bilimsel çalışmaya eskisi gibi ilgi duymadı. Daha sonra 1699'da Fransız Bilimler Akademisi'nin yabancı üyeliğine 1703'de Royal Society'nin başkanlığına seçildi. Newton 'Eğer diğer insanlardan ileriyi görebiliyorsam,bu devlerin omuzlarında olduğum içindir.' diyerek kendine yardım edenleri unutmadığını göstermiştir. Kendisi için söylenenlerJohn Maynard Keynes’in (1883-1946) Newton için yapmış olduğu yorumu okuyalım. "Newton 18. yy'dan beri çağdaş bilim adamlarının ilki ve en büyüğü, bir akılcı; bize serinkanlı düşünmeyi, katıksız mantığı öğreten biri olarak düşünülebilmiştir. Ben O'na bu göz ile bakmıyorum. 1696'da nihayet Cambridge'i terk ederken derlediği ve kısmen dağılmasına rağmen bize ulaşan sandığının içeriğini inceleyen her hangi birinin de onu böyle görebileceğini sanmıyorum. Newton akıl çağının başlangıcı değildi. O büyücülerin sonuncusu, Babillilerin ve Sümerlilerin sonuncusu; görünür ve zihinsel evreni, yaklaşık 10.000 yıl önce entelektüel mirasımızı kurmaya başlayanlarla aynı gözle gören son büyük beyin idi. 1642’de bir Noel günü babasının ölümünden sonra doğan Sir Isaac Newton müneccimlerin gereken bağlılığı içtenlikle gösterebilcekleri son harika çocuktu.” (kaynak: Batı felsefesi tarihi, Tuncar Tuğcu, Alesta yayınları, Ekim 2000) Sanırız ki Keynes’e ait bu yorum Isaac Newton'un insanlık tarihinin neden en eşsiz bilim adamı olduğunun açık kanıtıdır; O görünenin arkasındaki görünmeyeni aramak ile yanıp tutuşan, buna varlığını adamış, bunun için insanlık tarihine yön vermiş ve vermekte olan değerler ortaya koymuş bir bilim insanı idi."(Notu ekleyenin notu) "Doğa ve Doğanın yasası, karanlıkta saklıydı. Tanrı: Newton olsun! dedi ve her şey aydınlandı." Alexander Pope (kaynak: Felsefenin öyküsü, Bryan Magee, Dost Kitabevi, Kasım 2004) Geleneksel Kronolojinin Kritiği
İsaac Newton de Scaliger ve Petavius’ün Tarih kronolojisine karşıydı. Newton çok geniş bir eser yazdı “Eski kraliyetlerin değiştirilmiş Kronolojileri” diye. Bu kitapta eskiden olmuş bir çok büyük olayın tarihlerin oluş zamanların birkaç yüzyıl ileri çekmiştir. Bunu üzerine bir çok bilimci, tarihçi ve felsefeci bilimsel yoldan itiraz edemedikleri için kronoloji incelemesini kamuoyunun gözünden düşürmek amacıyla İsaac Newton'u okkültizme merak sarıp çıldırmış diye kanıtsız olarak suçladılar. Başlıca eserleri [değiştir]
2/2/2009Thomas Alva Edison
Thomas Alva Edison, Milan, Ohion'da doğdu. Yedi kardeşin 7. olmaktadır. Babası Samuel "The Iron Shovel" Edison, Jr.(1804–1896)(Kanada), anneside Nancy Matthews Elliott (1810–1871)dur. Kendisinin Hollandalı olduğu düşünülmektedir.[2]Yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Michigan'daki Port Huron'a yerleşti ve ilköğrenimine burada başladı. Fakat başladıktan yaklaşık üç ay sonra algılamasının yavaşlığı nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı.[3]Bu arada evlerinin kilerinde bir kimya laboratuvarı kurdu. Özellikle kimya deneylerine ve Volta kaplarından elektrik akımı elde etmeye yönelik araştırmalara ilgi duydu; bir süre sonra kendi başına bir telgraf aleti yaptı ve Mors alfabesini öğrendi. O günlerde geçirdiği ağır bir hastalık sonucu kulakları ağır işitmeye başladı.[4]12 yaşındayken bir tirende dergi ve meyve satıyor, bir yandan da tirenin yük vagonunu yerleştirdiği küçük bir baskı makinesi ile haftalık bir gazete basıyordu. Ama bir gün içinde kimyasal madde bulunan şeylerden biri kırılıp vagonda yangın çıkınca Edison hem tirendeki işinden oldu hem de ömür boyu ağır işitmesine yol açacak biçimde yaralandı.[5]Daha sonra telgrafçılık öğrenmeye karar veren Edison 1863-1868 arasında ABD ve Kanada da birkaç telgrafhanede çalıştı. 1868 de bir atölye kurdu ama yaptığı elektrikli kayıt aygıtının patentini satamayınca bir yıl sonra parasız ve borçlu olara Boston dan New York ‘a gitti.[5][3] Evliliği24 Aralık 1871 yılında, 2 ay önce tanışmış olduğu 16 yaşındaki Mary Stilwell ile evlendi. Üç çocukları oldu: Marion Estelle Edison (bilinen adıyla Dot), Thomas Alva Edison, Jr. (bilinen adıyla Dash) ve William Leslie Edison.[6] Mary Edison 9 Ağustos 1884'te hayatını kaybetti. 1880'lerde Fort Myers, Florida'dan bir arsa satın aldı ve daha sonra burda kışları kalmak için kendine küçük bir ev inşa ettirdi. Otomobil endüstrisinin büyük adamı Henry Ford yakın bir zaman sonra Edison'un evinin birkaç yüz metre ötesine taşındı. Bu nedenle Edison ve Ford ölene dek arkadaş kaldılar. 24 Şubat 1886 Edison ikinci evliliğini 19 yaşındaki Mina Miller ile gerçekleştirdi.[7] Bu evliliğinden de üç çocuk sahibi oldu:
İcatları
1879’da Edison bir elektrik ampulü icat etti. Kömürleştirilmiş iplikten Flamanlarla deneyler yaptıktan sonra karbonlaştırılmış kağıt flamanda karar kıldı. 1880’de evde güvenle kullanılabilecek ampuller üreterek tanesini 2,5 dolara satmaya başladı. Ancak 1878 yılında bir İngiliz bilim adamı olan Joseph Wilson Swan da bir elektrik ampulü icat etmiştir. Ampul camdı ve içinde kömürleştirilmiş bir flaman bulunuyordu. Swan, ampulün içindeki havayı boşlattı çünkü havasız ortamda flaman yanıp tükenmiyordu. Bu iki bilim adamı güçlerini birleştirmeye karar vererek Edison ve Swan Elektrikli Aydınlatma Şirketi’ni kurdular.
Mary Had a Little Lamb | Thomas Edison reciting "Mary Had a Little Lamb"=Ogg | Menlo ParkEdison'un en önemli keşfi Menlo Park, New Jersey'deki ilk endüstriyel araştırma laboratuarıydı. Sürekli olarak teknolojik keşifler ve geliştirmeler-iyileştirmeler yapmak gibi özel bir amaç için kurulmuş ilk kurumdu. Edison birçok icadını resmi olarak bu labaratuarda üretmiş, birçok çalışanı onun direktifleri doğrultusunda bu icatların araştırma ve geliştirmesinde görev almıştır. Elektrik mühendisi William Joseph Hammer, 1879 Aralık'ında Edisonun labaratuar asistanı olarak görevine başlamıştır. Telefon, fonograf, elektrikli tren, demir madeni ayıracı, elektrikli aydınlatma ve diğer birçok icatta büyük katkılarda bulunmuştur. Hammer'ı özel kılansa elektrik ampulünün icadındaki ve bu aletin geliştirme ve testleri sırasındaki çalışmalarıdır. Hummer 1880'de Edison'un lamba çalışmalarının şef mühendisi olmuş, bu mevkiideki ilk yılında Francis Robbins Upton'ın genel müdürlüğünü yaptığı fabrika 50.000 ampul üretmiştir. Edison'a göre Hammer elektrik ampulünün bir öncüsüdür. 1000e yakın patenti bulunmaktadır. 2/2/2009Albert Einstein
| |||||||||||||||