23/1/2009
KELİMEDE ANLAM
KELİMEDE ANLAM
Sözcük, çoğu zaman, dilin kendi başına anlamı olan en küçük parçası, diye tanımlanır. Ağaç, hayal, dost gibi sözcükler buna örnektir. Bazı sözcükler ise tek başına anlam taşımayıp diğer sözcüklerle bir araya geldiğinde belli bir anlam ifade eder: için, gibi, göre vs.
1) GERÇEK (TEMEL) ANLAM:
Bir sözcüğün ilk ve asıl anlamına denir.Yani bir sözcüğün söylendiği anda zihnimizde uyandırdığı ilk çağrışım gerçek anlamdır.
2) YAN ANLAM:
Temel (gerçek) anlama bağlı olarak kelimenin kazandığı ikinci derecedeki anlama verilen addır.
Kadının başı açıktı. O gün hava açıktı.
3) MECAZ ANLAM:
Sözcüğün kendi anlamı dışında yeni bir anlam İçin kullanılmasıdır.
Yeniliklere açık bir kişidir, (yenilikçi)
“tutmak” sözcüğünü üç farklı cümlede anlamca inceleyelim
Bu çantayı tut. (kavramak) Derede balık tuttuk, (yakaladık) Dilini tutmayı bilmiyorsun, (zaptetmek)
NOT: Gerçek anlamda kullanılan bir sözcüğün yerine başka bir sözcük - eşanlamlısı dışında - getirilemez. Mecaz anlamda kullanılan sözcüğü İse başka sözcükler karşılayabilir.
Çiçeğin kokusu çok güzeldi. (Gerçek Anlam)
Paranın kokusunu aldın. (Belirti, İz)
Sarayın aydınlık bir odasından karanlık bir odasına geçmiştik. (gerçek anlam)
Yaşadığımız bunca karanlık günlerden sonra aydınlık günler bizi bekliyor. (mecaz)
Arkadaş, bu kız seninle oynuyor. (mecaz)
Bu masanın ayağı oynuyor. (yan)
Çocuk kumsalda oynuyor. (gerçek)
4) TERİMSEL ANLAM (TERİM):
Bilim sanat, spor, ya da çeşitli meslek dallarıyla ilgili özel kavramları karşılayan sözcüklerdir.
Nota müziğin anahtarı gibidir.
Rakip takım birazdan penaltı atışı yapacak.
Marmara fay hattı tehlikeli sinyaller veriyor.
NOT 1: Bazen bir sözcük gerçekte terim değilken terim olarak kullanılabileceği gibi, gerçekte terim olan bir sözcük de terimlikten çıkabilir.
Polis bir hücre daha ortaya çıkardı. ( terimlikten çıkma)
NOT 2: Bir sözcük birçok dalda terim olabilir.
Bitkiyi toprağa bağlayan kökleridir.
5) YANSIMA SÖZCÜKLER:
Doğadaki seslerin insanlar tarafından taklit edilmesine denir.
Bu köpek neden havlıyor?
6) EŞ ANLAMLI ( ANLAMDAŞ) SÖZCÜKLER:
Anlamları aynı olan farklı yazılıştaki sözcüklerdir. Türkçe bir sözcüğün, yabancı bir dilden dilimize girip yerleşen karşılığı, eşanlamlılığı yaratır. Yakın anlamlı sözcükler de eşanlamlı gibi birbirinin yerine kullanılabilir.
millet- ulus
vatan- yurt
fert- birey
süslemek- bezemek- donatmak (yakın anlamlı)
Türkçede eş anlamlı sözcükler birbirinin yerine kullanılabilir. Ancak kalıplaşmış, yerleşmiş söyleyişlerde bu her zaman mümkün olmaz. Bu nedenle Türkçe karşılığı olan bazı yabancı sözcükler dilde kullanılmaya devam etmektedir. Örneğin;
“Kalp-yürek” eş anlamlı sözcüklerdir; ancak bazı söyleyişlerde “kalp” sözcüğü “yürek” sözcüğüyle karşılanamamaktır. Bu nedenle iki sözcük de kullanılmaktadır.
7) ZIT (KARŞIT) ANLAMLI SÖZCÜKLER:
Anlamca birbirinin tersi olan sözcüklerdir. Genellikle nitelik ve eylem bildiren sözcüklerdir.
- Gelmek- gitmek (eylem)
- Güzel- çirkin (sıfat)
- İleri- geri (zarf)
Sözcüklerin karşıt anlamlısı kullanıldığı cümleye göre değişebilir.
- Doğru cevap - yanlış cevap
- Doğru haber - yalan haber
- Doğru çizgi - eğri çizgi
Zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırılmamalıdır.
Sözcükler ekle (-siz ve -me) karşıt anlamlı yapılmaz. Görmek-görmemek, başarılı-başarısız, sözcükleri karşıt anlamlı değil; olumlu-olumsuz sözcüklerdir.
SESTEŞ ( EŞSESLİ) SÖZCÜKLER:
Yazılışları aynı, anlamlan farklı sözcüklere eş sesli sözcük denir.
Eş sesli sözcükler arasında anlam bağı yoktur, farklı farklı sözcüklerdir. Genelde biri isim soylu, diğeri fiil soyludur. Ancak ikisi de isim ya da fiil olan eş sesli sözcükler de vardır.
- Yaz geldi, (isim)
- Mektup yaz. (fiil)
- Çay içtim. (İsim)
- Çay kenarından geçtik, (isim)
- Havuzda yüzdük, (fiil)
- Koyunun derisini yüzdü, (fiil)
Sözcüklerin yan, terim ve mecaz anlamları o sözcüğün ilk anlamıyla sesteş olmaz.
- Ekmeği dil, sofraya getir. (Temel)
- Sütten dilim yandı. (Temel)
- İki dil biliyor. (Yan )
UYARI: Bir sözcüğün mecaz ya da yan anlamıyla sesteş anlamlılık karıştırılmamalıdır.
- Bu sözler bazılarına çok dokunacak. ( mecaz anlam )
- Omzuma bir el dokundu. ( gerçek anlam )
- Bu yaz, bir mektup yaz. ( sesteş )
9) SOMUT VE SOYUT ANLAMLI SÖZCÜKLER:
Varlığını beş duyu beş duyu organıyla algılayabildiğimiz kavramlar somut; beş duyu organımızdan hiçbiriyle algılayamadığımız, varlığını sadece akıl ve mantık yürütme yoluyla kabul ettiğimiz kavramlar soyuttur.
- çiçek, ağaç, ses, koku, hava, göl, ev, rüzgar, ışık(somut)
- ruh, akıl, vicdan, akıl, acıma, üzüntü, aşk, inanç( soyut )
ÖZELLİK 1: Somut anlamlı bir sözcük, ek alarak soyut anlam kazanabilir.
anne - lik , insan - lık
somut soyu yaptı somut soyut yaptı
ÖZELLİK 2 :Somut anlamlı bir sözcük kullanıldığı cümleye göre soyut anlam kazanabilir. Buna soyutlaştırma denir. Soyutlaştırma kelimeye mecaz anlam kazandırma suretiyle olur.
- Ne kadar sıcak bakıyor değil mi? ( soyutlaştırma)
- Kara haber tez duyulur. ( soyutlaştırma)
- Titreyen yapraklar, cilvedir, nazdır. ( soyutlaştırma)
- Bu adam kafasızın biridir. ( soyutlaştırma)
- Kızın gittiği bu yolu hiç iyi görmüyorum. (soyutlaştırma)
- Sanatta özgün olmak biraz da yürek ister. (soyutlaştırma)
- Nedense bugün hiç havamda değilim. ( soyutlaştırma)
ÖZELLİK 3 : Soyut anlamlı bir sözcük çoğunlukla benzetme yoluyla somut hale getirilebilir.Buna somutlaştırma denir.
- Hüzün, sonbaharda dökülen yapraktır.
- Yalnızlık , bir çiçektir.
- Sevgi, gökyüzünde kanat çırpan bir güvercindir.
- Arkadaşlık, kişiler arasında kurulan bir köprüdür.
- Bu düşünceler, zamanla çürüyecektir.
- Vişne dallarında arzularımız, alnımıza konan bir öpücüktür.
ÖZELLİK 4 : Gözlemleyebildiğimiz eylemler somut, gözlemleyemediğimiz eylemler ise soyuttur.
- Annesi, bebeğini kucağına almış seviyordu. ( somut )
- Ferhat, Şirin�i dağları delecek kadar seviyordu.( soyut )
- Çocuk, masadaki vazoyu kırmıştı. ( somut )
- Bu sözlerinle arkadaşını çok kırdın. ( soyut )
10) NİTELİK VE NİCELİK ANLAMLI SÖZCÜKLER:
Bir şeyin nasıl olduğunu , ne gibi özellikler taşıdığını anlatan sözcüklere nitelik anlamlı sözcükler denir. Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen ya da azalıp çoğalabilen durumunu bildiren sözcüklere nicelik anlamlı sözcükler denir.
- Az ileride birkaç kişi seni bekliyor. ( nicel )
- Bugün oldukça kötü bir zaman geçirdim. ( nitel )
- Çok konuştuğu için arkadaşları pek sevmedi. ( nicel )
- İki damla yaş olur düşersin yüreğime gizlice ( nitel, nicel)
- Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi. (nitelik )
UYARI: Bazı sözcükler cümlede kazandığı anlama göre nicel de olabilir nitel de.
- Yaptığı işte iyi para kazanıyordu. ( nicel )
- O iyi bir insandı. ( nitel )
- Bu soğuk havada bir de senin soğuk esprilerini çekemem. ( nicel, nitel )
- Bu şehrin havası sıcak olduğu gibi insanları da sıcaktır. ( nicel, nitel)
Görüldüğü gibi nitelik anlamlı sözcükler, genellikle niteleme sıfatı ve durum zarfı görevindedir. Nicelik anlamlı sözcükler ise ölçü - miktar zarfı , belgisiz sıfat veya sayı sıfatı görevindedir.
11) GENEL VE ÖZEL ANLAMLI SÖZCÜKLER:
Karşıladıkları varlığın tamamını belirten sözcüklere genel anlamlı sözcükler denir. Tek bir varlığı karşılayan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir. Varlıkların genelden özele doğru sıralanışı : Varlık- canlı- hayvan- keçi- Ankara keçisi.
- Çocuk, geleceğin teminatı olduğundan ben çocuğumun iyi yetişmesini istiyorum. ( 2. si 1. sine göre daha özel)
- Kitap, insanın en iyi dostudur. ( genel)
- Bu kitabı arkadaşıma ödünç verdim. (özel )
- Eğitim- öğretim sadece okulda yapılmaz ( genel)
- Okulumuz, şehrin en eski binasıdır. (özel )









0 yorum yazılmıştır